KARMA EĞİTİM VE CİNSEL TACİZ

 

Karma eğitimin Türkiye'de kızlara verdiği zarar, Batılı ülkelerden çok daha fazla. Birçok muhafazakâr aile, karışık diye kızını okula göndermiyor. Bu durum, kızların mağduriyetine sebep oluyor. Cinsel taciz konusunda Batılı ülkelerle aramızdaki fark, onların konuyu tartışması ve tedbir alması; bizim ise günü birlik haberlerin dışında tabuyu tartışmamamız ve hele resmî kurumlarda hiç tedbir alınmamasıdır.

 

Siirt'ten gelen cinsel taciz haberleri tüyler ürpertici. Yatılı Bölge Okullarında öğrenciler kız erkek beraber kalıyor. Sadece YİBO'lar değil, fen liseleri, Anadolu öğretmen liseleri, yetiştirme yurtları da karışık. Yurtlarda çoğu zaman sadece kız ve erkek yurtlarının giriş kapıları farklı. Bina aynı.

Okullarda meydana gelen cinsel tacizler, bazen medyanın ilgi alanına giriyor ve ülke cinsel tacizleri tartışmaya başlıyor. Çoğu zaman bu konu, medyanın ilgi alanı dışında kalıyor. Birçok vaka, okullarda kalıyor, kimi tespit edilmiyor, kimi okullarda disiplin soruşturması yapılarak kapatılıyor, kimi görmezden geliniyor...

Ne zaman olaylar, şikâyet yoluyla medyaya yansırsa toplum vicdanı harekete geçiyor ve cinsel taciz olayları tartışılıyor. Boyalı medya, karma eğitim konusunda mutlak ön yargılı. İdeolojik bakış açısı ile konuyu ele alır.

Hâlbuki 1990'lı yıllardan beri karma eğitim, Almanya, İngiltere, Amerika, Kanada gibi ülkelerde tartışılıyor. Özellikle kızların yeteneklerini geliştirmesine engel olduğu; fizik, kimya, bilgisayar, spor gibi derslerde kız öğrencilerin başarısız olduğu, ayrı eğitim yapıldığı takdirde, kızların bu derslerde başarılı olduğu araştırmalar neticesi ortaya kondu.

Sonraki yıllarda yapılan araştırmalarda, karma eğitimin erkek öğrencilere de zarar verdiği belirlendi. Sosyal derslerde erkekler, kızlarla yarışamıyorlardı. Tarih, coğrafya, dil, biyoloji gibi derslerde kızlara yetişmek mümkün olmuyordu.

Almanların ünlü Der Spiegel dergisi, bu araştırmaları birçok defa dosya yaptı ve bir defasında şöyle yazdı:

"Yüz yılın en büyük pedagojik yanlışı karma eğitim karaya oturdu." (06.05.1999)

Bayern eyaleti Kültür Bakanlığı dergileri Schule-Aktuel ve Schul-Report, karma eğitim araştırmalarını kapak konusu yaptı ve karma eğitimin kızlar ve erkekler açısından yol açtığı olumsuzlukları yazdı. (Schule-Aktuel, 1997, sayı 3; Schul-Report, Eylül 1997, sayı 3)

Doç. Dr. Ilse Brehmer, Bayern eğitimden sorumlu Kültür Bakanlığı adına yaptığı araştırmaları Schule im Patriarchat-Schulung fürs Patriarchat (Okul pederşahilikte, eğitim pederşahilik için) isimli bir kitapta topladı. Karma eğitimin kızların gelişimine engel olduğunu, erkeklere de bir şey kazandırmadığını ortaya koydu.

Bu araştırmalar sonunda Avrupa ve Amerika'da ayrı eğitim yapan okullar öğrenci akınına uğradı. Almanya'da yönetmelikler değişti ve devlet okullarındaki karma eğitim mecburiyeti kaldırıldı. İsteyen veliye ayrı eğitim verilmesi kararlaştırıldı.

Karma eğitimin yol açtığı bir başka vahim sonuç, "okullarda cinsel tacize" yol açması idi.

CİNSEL TACİZ OKULDA OLUYOR

Araştırmalar gösterdi ki cinsel taciz okulda oluyor ve önlenemiyor.

Okullarda cinsel taciz konusunu araştıran Monika Barz şu tespitleri yaptı:

"Kızlarla yapılan röportajlarda, kızların % 50'si bedensel tacize uğradıklarını (vurma, seksüel taciz), kızdırılmaya maruz kaldıklarını ve kötü muamele gördüklerini söylüyorlar."

Yeni istatistiklere göre durum daha da kötü:

Amerika'da ilkokul ikiden lise sona kadar 4.200 öğrenci arasında yapılan bir araştırmaya göre:

Her gün cinsi tacize uğradığını söyleyenler % 39

Haftada en az bir tacize uğradığını söyleyenler % 29

13-19 yaş arasında doğum yapan bekar kızlarda doğum yapma oranındaki artış bir önceki yıla göre % 16.

Şikâyet hâlinde idarenin şikâyeti takip oranı % 55.

Sözlü veya hareketle tacize uğrayanlar % 89.

Yeditepe Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre 17-27 yaşları arasındaki kızlardan % 32'si tecavüze uğramış. Yani 1/3'ü.

Dr. Birgit Palzkill, "Okullarda Cinsel Tacizin Önlenmesi" isimli makalesinde, "cinsel tacizin her şeyden önce okulda meydana geldiğini" vurguluyor. Okullarda yapılan araştırmalar, cinsel tacizlerin sanıldığından çok olduğunu ve görmezden gelinemeyecek kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. (Schule Lebendik Gestalten, Dr. Birgit Palzkill, Cinsel Tacizin Önlenmesi, s.Cinsel taciz konusu, toplumumuzda bir tabudur. Okullardaki cinsel tacizler daha büyük tabu. Cinsel tacizler şikâyet olmazsa ortaya çıkmaz. Siirt'teki vahim olaylar da iki çocuğun kaybı ve ölümü üzerine meydana çıktı. Halının altına süpürülen olaylar, medyaya yansıyandan çok ama çok fazladır.

Kız ve kadınlara pozitif ayrımcılık yapılmasını öngören yasa Meclis'ten geçti. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, derhal bu kanayan yaraya el atmalı.

Almanya'da karma eğitimi mecburi yapan yönetmelik değişti, isteyen velinin çocuğuna ayrı eğitim sağlanması kabul edildi; Türkiye'de hâlâ karma eğitim yönetmeliği değişmedi. Acilen şunlar yapılmalı:

1. Karma eğitim mecburiyeti hem resmî hem özel okullarda kaldırılmalı.

2. Yatılı okullar lağvedilmeli. Bu yapılana kadar fen lisesi, Anadolu öğretmen lisesi, YİBO'larda kız ve erkek yurtları ayrı binalara taşınmalı. Öğrenci; anne ve babasının yanında eğitim görmeli.

3. Okullardaki cinsel taciz ve tacizlere karşı alınacak tedbirler konusunda öğrenciler, okul yöneticileri ve öğretmenler eğitilmeli.

Doç. Dr. İlse Brehmer; Schule im Patriarchat-Schulung fürs Patriarchat, radikal çözüm, kız ve erkek öğrencilerin ayrı okumasıdır, karma okullarda ise karma eğitimin yol açtığı zararlar konusunda eğitimciler, veliler ve özellikle kız öğrenciler eğitilmelidir, der.

Karma eğitimin Türkiye'de kızlara verdiği zarar, Batılı ülkelerden çok daha fazla. Birçok muhafazakâr aile, karışık diye kızını okula göndermiyor. Bu durum, kızların mağduriyetine sebep oluyor. Cinsel taciz konusunda Batılı ülkelerle aramızdaki fark, onların konuyu tartışması ve tedbir alması; bizim ise günü birlik haberlerin dışında tabuyu tartışmamamız ve hele resmî kurumlarda hiç tedbir alınmamasıdır.Ali Erkan KAVAKLI.

Kaynak:http://haksozhaber.net/news_detail.php?id=14297

SAKIN ZİNAYA YAKLAŞMAYINIZ! O,KÖTÜ SONUÇLU BİR YOLDUR.

     

" Sakın zinaya yaklaşmayınız. Çünkü o iğrenç bir kötülük ve kötü sonuçlu bir yoldur.(İsra Suresi,32.Ayet.)

Çocukların öldürülüşü ile zina arasında bir ilişki, bir bağ vardır. Zaten zina yasağı çocukların öldürülmesi yasağıyla haksız yere adam öldür ne yasağı arasına yerleştirilmiştir. Bu yerleştirmenin nedeni de aynı ilgi ve aynı bağdan kaynaklanmaktadır.

Hiç şüphesiz zina da birçok açıdan bir öldürme çeşididir. Her şeyden önce zina hayat özünün kendi asıl yerinden başka tarafa akıtılmasıyla bir öldürmedir. Zinadan hemen sonra onun yükümlülüklerinden kurtulmaya çalışma isteği harekete geçer. Bu da ana rahmindeki ceninin şekillenmeden önce veya şekil aldıktan sonra, doğmadan önce veya doğduktan sonra öldürülmesi şeklinde bir cinayete neden olmaktadır. Eğer ana rahmindeki bu çocuk hayata terkedilirse, genellikle kötü bir hayata veya aşağılanmış bir hayata terkedilmektedir. Bu ise, toplumda herhangi bir şekilde bir hayatın kayboluşudur. Zina bir başka açıdan da öldürme sayılır. Zina, içinde yaygınlık kazandığı toplumu öldürür. Soylar kaybolur, kanlar karışır. Namus ve çocuk konusundaki güven yitirilir. Toplumsal çöküntü başlar. Bütün bağlar kopar. Diğer toplumlar arasında ölümü andıran bir sonuçla karşı karşıya gelir.

Zina bir diğer anlamda da toplum için ölümdür. Zina insanların gayri meşru yoldan kolay bir şekilde şehevi duygularını tatmin etmelerine yolaçar ve evlilik hayatını zorunlu olmayan saçma bir hayata dönüştürür. Aileyi gerekli olmayan bir yük olarak algılama sonucunu doğurur. Halbuki aile yeni yetişen nesil için en güzel yuvadır. Yeni neslin sağlıklı bir yapıya ve sağlıklı bir eğitime kavuşması ailesiz düşünülemez.

Eski tarihlerden günümüze gelinceye kadar hangi toplumda hayasızlık yaygınlık kazanmışsa, mutlaka onu çözülmeye götürmüştür. Bazı kimseler Amerika ve Avrupa'nın Fransa gibi eski milletlerinde bu çözülmenin etkilerinin apaçık görüldüğü kuşkusuzdur. Amerika Birleşik Devletleri gibi genç uluslara gelince, zina bu toplumlarda daha etkilerini yeterince göstermemiştir. Zira bu millet daha yenidir. Ve imkânları da geniştir. Bu milletlerin hali şehevi duygularını rasgele savurganlıkla kullanan ve gençliğinde de bu savurganlığının izleri bünyesinde ortaya çıkmayan fakat ihtiyarlığa ayak bastığında hızlı bir şekilde çöken ve kendi yaşıtları ve bu gücünü normal kullanan kuşağının katlanıp yüklenebildiği gibi yaşlılığın etkilerine güç yetiremeyen gencin hali gibidir.

Kur'an-ı Kerim zinaya yaklaşmaktan dahi sakındırmaktadır. Bu ise, ondan kaçınmayı abartmak içindir. Çünkü zinayı güçlü bir şehvet duygusu körüklemektedir. Bu nedenle ona yaklaşmaktan kaçınmak daha garantili bir önlemdir. Zina onun sebepleri vasıtasıyla kendisine yaklaşıldığında artık bir güvence kalmamış demektir.

Bu nedenle İslâm, zinaya iten sebeplerin yolunu keser. Böylece zinaya düşülmesini engeller. Zorunlu şartlar dışında kadınlı-erkekli karma bir hayatı hoş görmez. Kadın ve erkeğin başbaşa kalmasını engeller. Kadının süsler takarak açılıp-saçılmasını yasaklar. Gücü yetenlerin evlenmesini teşvik eder. Gücü yetmeyenlerin ise oruç tutmalarını öğütler. Evliliğe engel olan mehirlerin pahalılığı gibi, zor şartları hoş karşılamaz. Çocukların fakirliğe ve yoksulluğa yolaçacağı endişesini ortadan kaldırır. Namuslarını korumak amacıyla evlenmek isteyenlere yardımcı olmaya teşvik eder. Bütün bunlara rağmen zina suçu meydana gelmişse, en ağır cezayı uygular. Namuslu, hiçbir şeyden haberi olmayan kadınlara zina iftirasında bulunmaya da en ağır cezayı uygular. İslâm, toplumu gerileme ve çözülmeden korumak için daha buna benzer pek çok koruyucu ve tedavi edici önlemler almıştır.

Kaynak:http://www.sevde.de/Kuran-Tevsiri/Kuran_Tefsiri.htm

 


 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !